KK...
Siz hiç birine çarpıp pardon abi dedikten sonra “ne abisi dekan lan o” diye arkadan bir ses geldiğini duyup yerin dibine girdiniz mi ?

Ben bu gün girdim.

Seni çook çookk seviyorum sakın unutma
Anonymous

Siz kimsiniz?

cok cok cok güzel bir blogun var, kendimi buldum burda, hem hüzünlendim hem mutlu oldum :) benimde sevgilim uzakta halinden anliyorum yani, cok tatlisiniz Allah ayirmasin :)

Çok teşekkür ederim, amin :)

Acıttın be.

Acıttın be.

:(

:(

Sizin ağlayarak yazdığınız mesajları o gülerek etrafındakilere okuyorsa orospu çocuğu değil de nedir ?
:)

:)

Peki ya ne olacak şimdi diye düşünmekten kendimi alamıyorum.
Beni “sensiz” olma fikri bile yeterince korkuturken nasıl sensiz olacağım ben ?
Sesini duymadan, ellerini tutmadan mı yaşayacağım ? Peki ya kokun ? Ya gözlerin ? Ben senin her şeyini özleyeceğim be. Gülüşünü özleyeceğim, gözlerimin içine bakan gözlerini, sesini, nefesini, parmaklarını özleyeceğim. Hem ya buna alışırsam ? Ya sensizliğe alışırsam o zaman ne olacak ? Kışın kim ellerimi tutup ısıtacak ? Ben sensiz kalırsam hep üşürüm be. Üşürüm.
Söyleyecek hiç bir şey bulamıyorum artık.
Ben böyle işin amına koyayım.

Sa as

Sa as

Haklısın emel hanım

Haklısın emel hanım

Nefes bile almadan seviyorum seni.
Sen hiç ölürcesine sevdin mi ?
Sen gitmek nedir bilir misin ? Hiç gittiler mi senden ?

Hani mesleği zirvede bırakmak diye bir şey varya bazıları onu aşka da uyarlamış resmen. Sen git karşı taraf sırıl sıklam sana aşıkken onu terk et, olucak iş mi bu ?

Bugün hayatımın en zor günlerinden biriydi. Üniversite eğitimini başka bir ülkede okuyacağımdan dolayı bu hafta gidiyorum ve sevgilim de yarın kendi memleketine gidiyor ailesi ile birlikte. Yani bugün son görüşmemizdi. İşin tuhaf tarafı kendimi hazırladım sanıyordum bu vedaya ama gitme saatim yaklaştıkça içimi çok büyük bir hüzün ve çaresizlik kapladı. Üç yıl, tam üç yıldır beraberdik biz. İnsan üç yıllık bir ilişki için kolay kolay veda edemiyormuş bunu anladım. Düşünsenize uzun bir zaman görüşemeyeceğinizi sevdiğinizle. Tamam uzak mesafe ilişkisi diye bir şey de var ama ben onun elini tutmadan nasıl yapıcam diye düşünüyorum eve geldiğimden beri. Eve gelirken yol boyunca ağladım orası da ayrı bir fiyaskoydu zaten. Neyse, her şey bir yana ben çok seviyorum onu. Gülümsediğinde kısılan gözlerini seviyorum, ayna karsısına her geçtiğinde saçını düzeltmesini izlemeyi seviyorum, beni sinir ettiğinde kolunu sıkmayı, elimi her tutuğunda elimi öpmesini, üzülüp ağladığımda göz yaşlarımı silmesini seviyorum. Bana her konuda destek olmasını seviyorum onun, beraber çocuklaşmayı beraber gülmeyi seviyorum. Çok özlicem onu.
Düşündüm de şimdi ona olan sevgimi anlatamıyorum bile doğru düzgün. Sonsuz gibi bir şey, sanki ona olan sevgimi anlatabileceğim bir sözcük daha türetilmedi. Neyse öyle bir sözcük türetilene kadar bununla idare edeyim; seni çok seviyorum sevgilim.